Rastlantılar ve Teferruat

Ocak ayı,ilk soğukları beklerken Kozak a yapmaya çalıştığımız ve yeni bir hayat diyebileceğimizi umduğumuz atölyemize gidip duruyoruz neredeyse hergün ,45 km gidiş ve sonra dönüş. Arabamız bir Hint arabası yorgun ,hep hararet yaptığı için dura kalka su ekleye ekleye devam ediyoruz bu yola hergün.Zaman zaman o hararet lastik boruları patlatıyor yolda onarmaya çalışıyoruz,iki üç defa başa gelince yanımızda bu lastik boruları nasıl onarırız diye sorduğum lastik tamircisinin talimatıyla bisikletlerin yada motosikletlerin iç lastiklerinden atılmış olanlarını bulabileceğimiz bir atık yerinden edinip,yanımıza onu yapıştırabilecek bally,kesebilecek falçata,ve üstüne koruyucu sıkılığı sağlayabilecek eczaneden aldığımız ipek pansuman bantıyla yola devam ediyoruz. Sorunu çözemiyoruz tamirciler biraz az bilgili bizce .Ama bu çaresizlik bize uzun süren bu yolun tadını öğretmeye başlıyor,araba azıcık soğusun , biraz su ekleyelim aralarında çevremize bakmaya başlıyoruz ve ilk zamanların sinirli kaderci halleri üzerimizden gidip, yerini  durduğumuz yerdeki yeni keşiflere bırakmaya başlıyor ki ben Ali ,bu tür beklemelere hiç gelemeyen yapımın değiştiğine inanmak istiyorum. Her türlü olumsuzluktan da başka bir türlü dönüşüm mümkünmü acaba diye düşünüyorum.

İşte ilk kar yağdı ve yolda yine hararet var , durduk 3-5 kez olmuyor. Su dök kaput aç hortum onar vs işlemleri bitti.Bir yerde kaldık Kozak Yaylası Okçular Köyü ne yakın .Çamların arasındayız Ayfer Kozalaklarla ilgileniyor topluyor , arada bana kartopu ile atış yapıyor havada dağılıyor yeteri kadar top olamıyor uzağa gidebilecek kadar. Bi ara ben ondan uzaklaşıp yıkık bir ev görüyorum oraya yöneliyorum.Evin çamur sıvaları dökülmüş arada kalan çamuru tutan o konstrüksiyonun yapısı dikkatimi çekiyor , ahşaplar,kargılar ve Ayferin keşfiyle Ayıt yada Hayıt dallarının karışımından bir duvarın iç kesitini görüyorum.Ayferi çağırıyorum o da hayretle bakıp hayranlıkla emeği izliyor kalanlardan.

Kimseler yok yoldayız karın üstünde 2-3 araba korna çalıp geçti,sonra bir motosikletli amca geldi iki bacağının ortasında sıkıştırarak yol aldığı süt güğümüyle ve bizi gördü durakladı sandık ,meğer o evin olduğu yere gelmiş.Selamlaştık hayrola dedi ,araba dedik hararet yaptı soğumasını bekliyoruz. Eve baktık ince detaylarını gördük hoşumuza gitti dedik.Rahmetli abim çok uğraştı o evle diyince şaşırdık ama konuşmaya ve saygıyla konuşmaya devam ettik.Güğümde ne var sütmü sağacaksın diye sordum yok dedi evden sıcak su getirdim ,alt parsel de benim ,orada dam var ineklere donmuş su içemezler diye getirdim dedi.Biraz yöreden konuştuk kimiz nereliyiz neler yaparızı anlattık birbirimize.Ayrıldık biz beklemeye devam ettik o işini bitirip geri dönerken buralarda tamirci yok ama Nahiye de(Yukarıbey Nahiye olarak anılır kozak ta) bir usta vardı bende bikere gitmiştim dedi ama telefonu yok bende şu anda dedi .Bizde Gömeçten bir çekicimi çağırsak diye düşünmeye başlamıştık dedik. Neyse 15 dakika sonra amca tekrar geldi buldum diyerek telefonu köyden dönmüştü öğrendiği telefon numarasını bize ulaştırmak için… Ne denir yaş 75 dönüş sebebi vardı.Sonrası mı? teferruat hallettik .

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *.

*
*
Yorum yazarken HTML kodlarını kullanabilirsiniz.

Have no product in the cart!
0